Abdülkadir Geylânî Hazretleri, henüz genç yaşındayken ilim öğrenmek için Bağdat’a gitmek üzere yola çıkar.
Annesi ona 40 altın verir ve şunları tembihler:

> "Ne olursa olsun, yalan söyleme."

Yolda eşkıyalar yollarını keser.
Herkes değerli eşyalarını gizlerken, Abdülkadir Geylânî’ye de para olup olmadığını sorarlar.
O ise annesine verdiği sözü hatırlar ve doğruyu söyler:

> "Evet, altınım var. Elbisemin astarında saklı."

Eşkıyalar şaşırır, reislerine götürürler.
Reis, neden gizlemeyip söylediğini sorunca şu cevabı alır:

> "Anneme söz verdim. Allah’a karşı nasıl yalan söylerim?"

Bu dürüstlük karşısında hayran kalan eşkıya reisi ve çetesi tövbe eder.

Doğruluk, karanlık yolları bile aydınlatır.
Bir kul Allah için doğruluktan sapmazsa, Allah ona yardım eder.