9. Temel ile Cemaat

Temel bir gün camiye gitmiş.
İmam vaaz veriyor:
— Ahiret günü herkes yaptıklarının hesabını verecek!

Temel kafasını sallamış:
— Uyy kötü iş, kötü iş!

İmam devam etmiş:
— Kimi cennete, kimi cehenneme gidecek!

Temel daha da sallanmış:
— Uyy daha kötü iş!

İmam tam vaazı coşturmuş:

— Orada ateş var, alev var, hiç dinmeyen azap var!

Temel birden yerinden fırlamış:

— Ula imam, Allah rızası için bi dur da doğru dürüst korkalım!

Cemaat kahkahaya boğulmuş.






10. Nasreddin Hoca ve Pazarda Yumurtalar


Nasreddin Hoca pazarda yumurta satıyormuş.
Bir kadın gelmiş:
— Hoca, şu yumurtaların tanesi kaç para?

Hoca:
— Üç akçe hanım!

Kadın elindeki sepeti gösterip:
— Ben beş tanesini iki akçeye alırım!

Hoca kaşlarını çatmış:
— Hanım, tavuk yumurtayı senin pazarlığına göre yapmıyor ki!

Kadın:
— Olsun, pazarlık sünnet!

Hoca da gülümsemiş:
— Al o zaman beş tanesini, ama tavuğa gidip şikayet et, benim elimde değil!






11. Temel ve Balon


Bir gün Temel şehirde yürüyormuş, bir anda bir baloncu gelmiş.
Rengarenk balonlar uçuşuyor.

Baloncu seslenmiş:
— Renkli balonlar, uçan balonlar! Her biri sadece bir lira!

Temel yaklaşmış, dikkatle bakmış.
Bir baloncuya sormuş:

— Bu balonlar havada kalıyo da... Akşam olunca eve kendileri dönüyorlar mı?

Baloncu şaşırmış:

— Yok abi, patlıyorlar!

Temel kafasını sallamış:

— Uyy... Yani dünya işi gibi, hep patlayarak bitiyor ha!





12. Nasreddin Hoca'nın Kazanı


Komşusu, Hoca’dan büyük bir kazan ödünç ister.
Hoca verir.

Bir süre sonra komşusu kazanı geri getirir, ama yanında küçük bir tencere de vardır.

Hoca sorar:
— Bu küçük tencere de neyin nesi?

Komşu gülümser:
— Hoca, senin kazan doğurdu!

Hoca şaşırır, ama sesini çıkarmaz.

Bir zaman sonra Hoca yine komşudan kazanı ister.
Günler geçer, ses çıkmaz.

Hoca komşuya gider:

— Komşu, kazan nerede?

Komşu başını sallar:

— Hoca, üzgünüm, kazan öldü!

Hoca gülerek cevap verir:
— Doğurmasına inandık da, ölmesine mi inanmayalım?





13. Temel ve Dilenci


Bir gün Temel yolda yürürken bir dilenci ona yanaşır:

— Allah rızası için bir sadaka!

Temel ceplerini yoklar, para bulamaz.
Sonra aklına bir şey gelir:

— Sadaka yok ama dua edeyim sana!

Dilenci umutla bakar.
Temel ellerini açar:

— Allah’ım, bu kardeşimize öyle bir zenginlik ver ki, bir daha benim gibi garibanlardan sadaka istemesin!

Dilenci suratını asar:

— Ula Temel, parayı versen daha iyiydi!





14. Nasreddin Hoca ve Akıl Testi


Köy halkı Hoca’ya şaka yapmak ister.
Çocuklar bir gün Hoca’ya gelir:

— Hoca, elinde bir kuş var. Yaş mı, ölü mü?

Çocuklar karar vermiştir:
Eğer Hoca "ölü" derse, canlıyı gösterip gülecekler;
"Eğer canlı" derse, kuşu öldürüp gülecekler.

Hoca çocukların gözlerine bakar ve gülümser:

— Evlatlarım, kuş sizin elinizde... İster yaşatın, ister öldürün!




15. Temel ve Bilgisayar


Temel teknolojiye merak sarar.
Köyde internet kafeye girer.

Görevli sorar:

— Hangi programı açmak istersin?

Temel kafa kaşır:

— Çay programı yok mu? Çay içmeden bilgisayar başında duramam!





16. Nasreddin Hoca'nın Gece Ziyareti


Bir gece Hoca evinde otururken kapı çalınır.
Bir adam gelir:

— Hoca, lamba verir misin? Gece karanlıkta yürüyemiyorum.

Hoca lambayı uzatır. Adam lambayı alır ve gitmeye kalkar.

Hoca hemen sorar:

— E be adam, mumu yakmadan mı götürüyorsun?

Adam cevaplar:

— Yakarsam ışığı biter, söndüreceğim, gideceğim yere kadar idare eder!

Hoca kafasını sallar:

— Ne kadar da tasarrufçusun! Karalıkta yol bulabilecek adamsın sen!