Hz. Hamza, Peygamberimizin amcasıydı. Mekke'nin en cesur, en güçlü adamlarından biriydi. Avcılıkta, savaşçılıkta kimse eline su dökemezdi.
İslam’ın ilk yıllarında henüz Müslüman olmamıştı. Bir gün Mekke sokaklarında, Ebu Cehil'in Peygamberimize ağır hakaret ettiğini öğrendi. Kan beynine sıçradı. Eline okunu aldı, doğruca Ebu Cehil’in yanına gitti ve başına öyle bir darbe indirdi ki Ebu Cehil yere yığıldı.
Sonra şöyle dedi:
"Ben de Muhammed’in dinindeyim. Ne yapacaksanız, yapın!"
Bu ani çıkışla İslam’a girdi. Ve bir daha da geri dönmedi.
Hamza İslam'ın kılıcı oldu. Mekke’de Müslümanların ezilmesine artık kimse cesaret edemedi. Uhud Savaşı'nda, Hamza düşman ordularını paramparça ederken bir köle olan Vahşi tarafından gizlice mızrakla şehit edildi.
Vefat ettiğinde Peygamber Efendimiz başucuna geldi. Gözyaşları içinde şöyle dedi:
"Hamza benim amcamdır. Allah’ın Arslanı’dır."
İşte iman, en güçlüleri bile Allah'ın kulu yapar, en büyük kahramanlığı Allah yolunda kılar.