11. Testiyi Kıran Çocuk


Nasreddin Hoca’nın oğlu su getirmek için testiyi almış, çeşmeye gitmiş.
Dönüşte ayağı takılmış, testi yere düşmüş ve parçalanmış.

Korkudan tir tir titreyerek eve gelmiş.
Hoca oğlunun telaşlı hâlini görünce sormuş:
— Ne oldu evladım?

Çocuk başı önde:
— Baba... Testi kırıldı, demiş.

Hoca sakince cevaplamış:
— Oğlum, testi kırılmadan önce bana haber verseydin, sana başka bir testi verirdim. Şimdi testimiz de yok, suyumuz da!




12. Kediye Ciğer Emanet Etmek


Bir gün Hoca kasaptan bir parça ciğer almış.
Evde başka işlere dalınca ciğeri masanın üstüne bırakmış.
Geri geldiğinde ciğer yok olmuş, kediyi suç üstünde yakalamış.

Kedi masum masum bakıyormuş.

Hoca elini kediye uzatmış, başını sallamış:
— Senin kediliğine inanmam da, bu ciğerin kendi kendine yok olduğuna mı inanayım?



13. Ay Çuvala Sığar mı?


Bir akşam mahallede biri Hoca’ya gelip alaycı bir şekilde sormuş:
— Hoca, ayı çuvala koyabilir misin?

Hoca hiç düşünmeden cevaplamış:
— Tabii ki koyarım!

Adam şaşırmış:
— Nasıl olur?

Hoca gülümsemiş:
— Yeter ki çuval gökyüzünü kaplayacak kadar büyük olsun!



14. Her İşte Bir Hayır Vardır


Bir gün Hoca eşeğinden düşmüş, dizlerini yara bere içinde bırakmış.
Köylüler toplanmış:
— Yazık olmuş Hoca'ya! demişler.

Hoca ise gülerek demiş ki:
— Ne yazığı? Daha beterinden kurtuldum. Başımı da kırabilirdim. Her işte bir hayır vardır!



15. Gece Komşuya Gitmek


Bir gece komşusu Hoca’ya haber göndermiş:
“Gel, acil bir işim var.”

Hoca lambasız, karanlıkta çıkmış gelmiş.

Komşu kapıyı açınca şaşırmış:
— Hoca, lamba almadın mı?

Hoca gülmüş:
— Komşu, yolumu biliyorum, lamba niye taşıyayım?



16. Çuvalı Kim Taşısın?


Bir gün Hoca ve komşusu birlikte pazardan dönerken Hoca çuvalı komşusuna vermiş.
Komşusu itiraz etmiş:
— Hoca, bu çuval ağır, neden ben taşıyorum?

Hoca cevaplamış:
— Çünkü benim sırtım alışık değil!



17. Karpuz Pazarlığı


Pazarda Hoca bir karpuz beğenmiş.
Satıcı fiyat söylemiş. Hoca pazarlık yapmış:

— Karpuzun yarısını alırsam yarı fiyat mı olur?

Satıcı:
— Olmaz!

Hoca:
— O zaman bana yarısını ver, ama tüm parayı vereyim, öteki yarısını da sen ye!



18. Doldur Boşalt


Bir gün Hoca kuyuya düşen kedisini kurtarmak için kovayla su çekmiş.
Ama çektiği her kovayı yere boşaltıyormuş.

Biri sormuş:
— Hoca, kuyuyu boşaltmakla mı kediyi çıkaracaksın?

Hoca cevap vermiş:
— Kuyudaki su azalırsa kedi yukarı çıkar!



19. Benim de Nasibim Var


Bir davette herkese yemek dağıtılıyor.
Hoca’nın payına az bir yemek düşmüş.

Hoca sofradakilere şöyle demiş:
— Herkesin nasibi karnına, benim nasibim gözüme!



20. Ne Olursan Ol Yine Gel


Bir gün köylüler Hoca'ya gelmiş:
— Sen kimsin, nesin?

Hoca mütevazı bir şekilde cevap vermiş:
— Ben kim miyim? Hiç kimseyim.
Sonra eklemiş:
— Ne olursanız olun, gene gelin. Önemli olan gönül temizliği!



21. Çaldırmadan Önlem Almak


Köylü Hoca’ya:
— Hoca, kapımı nasıl koruyayım, hırsızlardan korkuyorum! demiş.

Hoca:
— Kilitle kapını!

Köylü:
— Ya kilidi de kırarlarsa?

Hoca:
— O zaman anahtar deliğini de yanına alıp yat!



22. Gölün Ortasında


Bir gün Hoca gölde yüzerken, kıyıya çıkmaya çalışmış ama kıyı çok uzakmış.

Bir sandal geçmiş.
Sandalcı:
— Bin, seni kıyıya çıkarayım! demiş.

Hoca:
— Sağ ol, kıyı bana gelsin!




23. Ölü Taklidi


Bir gün Hoca ormanda gezerken ayı ile karşılaşmış.
Korkudan yere yatıp nefesini tutmuş.

Ayı Hoca'nın yanına kadar gelip koklamış ama Hoca kıpırdamamış.

Sonra ayı uzaklaşmış.

Yanına gelenler sormuş:
— Hoca, nasıl cesaret ettin?

Hoca cevaplamış:
— Ayılar ölüye dokunmazlar!



24. Yağmuru Kim Yağdırır?


Çiftçiler Hoca'ya sormuşlar:
— Hoca, yağmur duası yapsak mı?

Hoca demiş ki:
— Dua edelim de, yağmur gelir mi bilmem. Ama denemeden bilemeyiz!




25. Komşunun Tavuğu


Komşusunun tavuğu Hoca’nın bahçesine girmiş, tarlayı talan etmiş.

Komşu tavuğunu ararken Hoca’ya sormuş:
— Tavuğumu gördün mü?

Hoca gülerek cevaplamış:
— Buraya kadar geldi ama gerisini bilmiyorum. Allah bilir!




26. Çürük Elmalar


Bir gün pazarda satıcı Hoca'ya çürük elmalar satmaya çalışmış.
Hoca elmalara bakmış ve şöyle demiş:

— Elmaların ne kabahati var? Satıcı çürük!



27. Tilki ile Tavuk


Bir gün Hoca’nın tavuğunu tilki kapmış.

Köylüler Hoca’yı teselli etmek istemiş:
— Olur böyle şeyler.

Hoca cevaplamış:
— Tilkinin işi bu, ama bizim de aklımız var. Bundan sonra tavukları iyi koruyacağım!




28. Baş Üstüne



Bir padişah Hoca'ya bir hediye göndermiş.
Hoca hediyeyi alırken eğilerek "Baş üstüne!" demiş.

Çevresindekiler sormuş:
— Neden böyle yaptın?

Hoca demiş ki:
— Baş üstüne almayan başsız kalır!




29. Ne Olursa Olsun


Bir gün Hoca bahçesinde çalışırken ayağını çukura sokmuş ve yere kapaklanmış.

Kendi kendine söylenmiş:
— Ne olursa olsun, ben kalkmasını bilirim!




30. Görmek Yetmez


Bir gün biri Hoca’ya sormuş:
— Hoca, görmek mi daha önemlidir, bakmak mı?

Hoca düşünmüş:
— Görmek bir şeydir, bakmak başka şey. Ama her zaman gözle görmek de yetmez, gönülle de bakmak lazım!