Nasreddin Hoca’nın oğlu su getirmek için testiyi almış, çeşmeye gitmiş.
Dönüşte ayağı takılmış, testi yere düşmüş ve parçalanmış.
Korkudan tir tir titreyerek eve gelmiş.
Hoca oğlunun telaşlı hâlini görünce sormuş:
— Ne oldu evladım?
Çocuk başı önde:
— Baba... Testi kırıldı, demiş.
Hoca sakince cevaplamış:
— Oğlum, testi kırılmadan önce bana haber verseydin, sana başka bir testi verirdim. Şimdi testimiz de yok, suyumuz da!
12. Kediye Ciğer Emanet Etmek
Bir gün Hoca kasaptan bir parça ciğer almış.
Evde başka işlere dalınca ciğeri masanın üstüne bırakmış.
Geri geldiğinde ciğer yok olmuş, kediyi suç üstünde yakalamış.
Kedi masum masum bakıyormuş.
Hoca elini kediye uzatmış, başını sallamış:
— Senin kediliğine inanmam da, bu ciğerin kendi kendine yok olduğuna mı inanayım?
13. Ay Çuvala Sığar mı?
Bir akşam mahallede biri Hoca’ya gelip alaycı bir şekilde sormuş:
— Hoca, ayı çuvala koyabilir misin?
Hoca hiç düşünmeden cevaplamış:
— Tabii ki koyarım!
Adam şaşırmış:
— Nasıl olur?
Hoca gülümsemiş:
— Yeter ki çuval gökyüzünü kaplayacak kadar büyük olsun!
14. Her İşte Bir Hayır Vardır
Bir gün Hoca eşeğinden düşmüş, dizlerini yara bere içinde bırakmış.
Köylüler toplanmış:
— Yazık olmuş Hoca'ya! demişler.
Hoca ise gülerek demiş ki:
— Ne yazığı? Daha beterinden kurtuldum. Başımı da kırabilirdim. Her işte bir hayır vardır!
15. Gece Komşuya Gitmek
Bir gece komşusu Hoca’ya haber göndermiş:
“Gel, acil bir işim var.”
Hoca lambasız, karanlıkta çıkmış gelmiş.
Komşu kapıyı açınca şaşırmış:
— Hoca, lamba almadın mı?