31. Sakalı Kim Yaktı?
Bir gün Nasreddin Hoca gece sobayı karıştırırken sakalı tutuşmuş.
Hemen eline vurup söndürmüş ama sakalı biraz yanmış.

Sabah aynaya bakıp üzülmüş:
— Bu sakalı kim yaktı?

Sonra kendi kendine cevap vermiş:
— Elbette sen yaktın!

32. Cennetlik Olmak
Bir gün bir vaiz minberden halka seslenmiş:
— Cennete gitmek isteyenler ayağa kalksın!

Herkes ayağa kalkmış, sadece Hoca oturuyormuş.

Vaiz sormuş:
— Hoca, sen cenneti istemez misin?

Hoca cevaplamış:
— Ben acele etmiyorum, sırayla gideriz!

33. Aynı Anda İki Yerde Olmak
Bir gün biri Hoca’ya sormuş:
— Aynı anda iki yerde olabilir misin?

Hoca gülerek cevaplamış:
— Olmaz mı? Bedenim burada, aklım pazarda!

34. Çalınan Horoz
Bir sabah Hoca'nın horozu kaybolmuş.
Komşuları merak edip sormuş:

— Hoca, horozun nerede?

Hoca içini çekmiş:
— Ya çalındı ya da uçtu. Ama dua ediyorum ki tüyü bitmeden sahibine ulaşsın!

35. Borç Alıp Vermek
Bir adam Hoca’dan borç para istemiş.
Hoca demiş ki:

— Verirsem arkadaşlığı kaybederiz, vermezsem dostluğu.

Adam sormuş:
— Ne yapacağız?

Hoca:
— İkisini de kaybetmeyelim, hiç bulaşmayalım!

36. Karpuzun Tadı
Bir gün pazardan bir karpuz almış.
Eve geldiğinde kesmiş ama karpuz kabak gibi çıkmış, tatsız.

Komşusu sormuş:
— Hoca, karpuz nasıl?

Hoca:
— Görüntüsü karpuz, tadı odun!

37. Evin Üstüne Dam Yapalım
Komşular Hoca’ya gelmiş:
— Evimizin çatısı akıyor, ne yapalım?

Hoca gayet ciddi bir tavırla cevaplamış:
— Evin üstüne bir dam yapalım!

Komşular gülmüş:
— Zaten çatı demek dam demek!

Hoca:
— O zaman siz çözmüşsünüz, bana ihtiyaç yok!

38. Kırk Yıllık Düşman
Bir gün Hoca pazarda eski bir düşmanıyla karşılaşmış.
Adam yanaşıp barış teklif etmiş:

— Ne dersin Hoca, kırk yıllık düşman dost olur mu?

Hoca gülümsemiş:
— Olur elbet, kırk birinci yılda!

39. Komşunun Çanağı
Komşusu Hoca’ya gelip çanağını istemiş.
Hoca cevap vermiş:

— Çanak yıkandı ama güneşte kuruyor.

Komşu şaşırmış:
— Gece yarısı güneş mi var?

Hoca:
— Bizim evde ay ışığı da güneş sayılır!

40. Ölüler Dirilirse
Bir gün bir adam Hoca'ya sormuş:

— Hoca, öldükten sonra dirilmek mümkün mü?

Hoca cevaplamış:
— Ya sabahları uyanınca kendimizi dirilmiş bulmuyor muyuz?

41. Borç Verenin Hatırı
Bir adam Hoca’dan borç istemiş.
Hoca demiş:

— Borç verenin hatırı, alanın cebine uyar mı?

42. Bahşiş
Bir zengin adam Hoca’ya küçük bir iş yaptırmış ve çok az bahşiş vermiş.

Hoca teşekkür etmiş ama arkasından demiş ki:

— Allah sana da benim kadar cömert versin!

43. Eşeğin Sırtı
Hoca'nın eşeği yolda tökezlemiş.
Yoldan geçenler gülüşmeye başlamış.

Hoca da gülmüş.

Birisi sormuş:

— Hoca, neden gülüyorsun?

Hoca cevaplamış:

— Bugün eşeğin sırtı yere değdi, yarın benimki de değebilir!

44. Kendi Ayağına Dolanmak
Bir gün Hoca yeni bir sarık sarmış, ama sarığın ucu yere sürünüyor.
Yürürken ucuna takılıp düşmüş.

Kalkıp başını kaşıyarak demiş:

— Kendi işini bilmeyen, kendi ayağına dolanır!

45. Horozu Kandırmak
Bir sabah horoz ötmemiş.
Hoca horoza seslenmiş:

— Hey horoz, ötmeyecek misin? Sabah olduğunu senden öğreniyoruz, yoksa sabah da mı gelmeyecek?

46. Çift Yüzlü Karpuz
Hoca bir gün pazardan karpuz almış.
İkiye bölmüş, bir yarısı kırmızı diğer yarısı bembeyaz çıkmış.

Komşular sormuş:

— Hoca, ne yapacaksın?

Hoca:

— Kırmızı kısmı yiyeceğim, beyaz kısmı çiftçiye dua edeceğim!

47. İki Kere İki
Bir gün bir çocuk Hoca’ya sormuş:

— Hoca amca, iki kere iki kaç eder?

Hoca cevaplamış:

— Duruma göre değişir evladım. Pazarda dört, bakkalda beş, kuyumcuda üç!

48. Eşeğe Kim Binmeli?
Hoca ile oğlu yolda gidiyorlarmış.
Oğul eşeğe binmiş, Hoca yaya yürüyormuş.
Görenler:

— Evladın eşeğe binmiş, yaşlı babası yürüyor! demişler.

Sonra yer değiştirmişler.
Bu sefer de:

— Babası binmiş, çocuk yürütülüyor! demişler.

İkisi birlikte binmişler, bu sefer de:

— Zavallı eşeğin hali ne olacak! demişler.

En sonunda inip ikisi de yürümüş.

Hoca oğluna dönmüş:

— Evladım, insanların lafı bitmez. En iyisi doğru bildiğini yap!

49. Hediye Götürmek
Bir gün Hoca kasabaya giderken dostları demişler:

— Bir hediye alıp da git!

Hoca bir tavuğu koltuğunun altına almış.
Yolda bir tilki görmüş.
Tilki tavuğu kapmış gitmiş.

Hoca kasabaya vardığında demiş:

— İşte size hediye! Ama tedarikçisini tilki aldı!

50. Sahipsiz Mal
Bir gün Hoca yolda bir kese altın bulmuş.
Bağırmış:

— Sahibini arıyorum!
Ama kimse gelmemiş.

Sonra kendi kendine mırıldanmış:

— Sahibi bulunmadıysa, sahipsiz demektir!